Bayezid Meydanı ve Kapalıçarşı civarında mukim kitapçı ve
sahhaflar 1894’deki İstanbul Depremi’nden sonra Hakkâklar Çarşısı’na
yerleştirilmişlerdi. Farklı meslek kollarından esnafla birlikte sahhaflar da
çarşıyı mesken tutmuşlardı. Bugün artık Sahhaflar Çarşısı olarak anılan bu yer,
6 Ocak 1950 günü 4 numaralı saatçi dükkânındaki mangaldan sıçrayan bir kor
tanesi sebebiyle başlayan yangınla neredeyse tamamen yanmış; yangınla beraber
pek çok değerli eser de kül olmuştu. Harap olan bütün yapılar yıktırılıp, hızlı
bir inşa faaliyetiyle beraber 3 Ekim 1952’de yenilenmiş çarşı açılmıştı.[i]
12 Eylül 1980 sonrası bir düzenleme daha geçirip, yeni
dükkânlar ve tezgâhlar eklenen çarşı; çarşının ortasına, hatırasına hürmeten
bir Müteferrika büstünün de dikilmesiyle şimdiki hâlini almıştı. Geçen zaman,
değişen ülke ruhu çarşıyı da etkilemişti elbette. İlk olarak yetmiş sonlarında
çarşıda ikametine izin verilen kimi seyyar tezgâhın işi kırtasiyeciliğe dökmesi
ile başlayan süreç, çarşıyı, zamanla yeni ders kitapları, her yıl değişen sınav
sistemlerinin her yıl değişen test kitaplarıyla dolup taşan bir yere
dönüştürdü. Bunda düşük gelirli bir meslek olan sahhaflığın huzurunu paraya
tahvil eden kimi zatın katkısı olduğu gibi eski başkanlardan Bedrettin Dalan’ın
değiştirdiği kira rayiçlerinin de olumsuz etkisi vardır elbette. Zamanında
Yurttaş Kitabevi’nin başlattığı[ii]
ders kitabı satma hikâyesi, artık neredeyse tüm çarşıyı sarmış vaziyette.. Yine de
günümüzde İbrahim Manav, Turan Türkmenoğlu, gibi ustalar hâlâ yerlerinde ve
işlerindeler.
Cumhuriyet’in başından itibaren bu mesleği devam ettirerek
bugün bu mesleğin ayakta ve hayatta olmasının en büyük sebebi olan hakiki
sahhafları sayarak saygı duruşumu da yapmış olayım: Sedat Miras, İhsan
Manavoğlu, Muzaffer Ozak (sahhafların son şeyhidir), Nizamettin Aktuç, Mahmut
Cevatpur, Mustafa Türkmen, Necati Alpas, Rahmi Yağız, Cemil Zorlu, Mehmet
Ertezcanlı, Hüseyin Çörüş, Mehmet Saruhan, Nurettin Eren, İsmail Dilmen,
Selahattin Tahtakaya, Ali Üşük, Pertev Altınköprü, Adnan Türkmen, İsmail Hakkı
Erte, Ekrem Karadeniz, Hilmi Mutlu, İsmail Akçay, İbrahim Manav, Turan
Türkmenoğlu, Ali Ertem ve kendini daima “kitapçı” olarak tarifleyen ve asla
“sahhaf” tabirini kullanmayan Raif Yelkenci…
Kâğıda mürekkeple kaydını düşüreli beş yüz yıla yaklaşan sahhaflık,
güzelim çarşısına rağmen hem özelliğini nispeten yitirmesiyle hem de
sahhaf/kitapçı sayısının artmasıyla İstanbul’da yeni merkezler oluşturup,
ömrünü farklı mekanlarda sürdürmeye başladı. Tek tük dükkânların olduğu
Samatya, Bakırköy, Üsküdar gibi semtleri saymazsak, sahhafların nâmıyla
toplaştıkları yerler şöyle:
ASLIHAN PASAJI
Yeşilköylü
Levanten aile Crespinler tarafından 19. Yüzyılın ikinci yarısında yaptırılan;
önce kunduracıların, iplikçilerin kırklı yıllardan itibaren meyhanelerin hüküm
sürdüğü tarihi Krepen Pasajı 1982’de
yıkılmıştı. Yerine yaptırılan ve hem mimari hem de estetik olarak selefinden
fersah fersah geride olan Aslıhan Pasajı
ilk zamanlar boş kalmıştı. Sonradan, Beyazıt Meydanı’nda iş yapmalarına
izin verilmeyen esnafın ve Sahhaflar Çarşısı’nın nitelik değiştirmesinden
muzdarip sahhafların (başta Halil Bingöl ustamız) birer ikişer toplaşmasıyla
bugünkü hâline ulaştı. Bir iki istisnayı saymazsak, diğer pasajlardan (Akmar,
Özdemir Marmara) farklı olarak test ve ders kitaplarının girmediği, otuza yakın
dükkânın hizmet verdiği bir yer. Pasaja gelip, dükkân açan ilk kitapçı 2009’da yitirdiğimiz şair Süha Tuğtepe idi.
Onun ardından hâlâ pasajda işinde gücünde olan Özay Yıldız, Ada Kitabevi’ni açmıştı, sonrası Simurg, Halil Bingöl abimiz…
AKMAR PASAJI
“Marmara Eğitim Kurumu’nun basketbol sahasıydı Akmar.
Gidip oranın müdürüyle konuştum ve salon ikiye bölündü. Bir kısmı
konfeksiyonculara, bir kısmı sahhaflara kaldı. Daha sonra diğer sahhaf
arkadaşları da çağırdık ve Akmar’ı ortaya çıkardık” diye kısaca özetlenen bir
tarihi var Akmar’ın. [iii]
Israrla ikinci el alım satımı
yapan birkaç kişiyi saymazsak, sınav-ders-test kitaplarının esir aldığı bir
yerdir artık. Eskiden burada dükkânı olan kimi esnafı Moda ve Bahariye’nin ara
sokaklarında aramak gerektir.
Yakınlarında İmge Sahhaf ismiyle maruf Haluk Ceylandağ’ın
ve yaşayan büyük ustalardan Müteferrika nâm Lütfü Seymen (Sakallı/Papaz
Lütfü)’in dükkânları bulunur.
KAFKAS PASAJI
Bahariye Caddesi üzerinde, içinde Moda Sineması’nı da
barındıran pasajdır. İçindeki her iki katta on civarı kitapçı/sahhaf olup,
Kadıköy’ün hengamesinde bir sessizlik avlusu gibidir. Babil Sahhaf Lütfi Bayer
(Küçük Lütfü) ağabeyimiz de, Nigâr Sahhaf Asuman Ablamız da buradan iki adım
uzaktadır.
Kadıköy’ün kıymetli ustalarından Sami Önal ve Tayfun
Kurt’u 2008’de, Ferda Anaoğul (Ferda Albay)’u ise 2010’da yitirdiğimizi de hatırlatayım.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder