4 Haziran 2016 Cumartesi

Cumhuriyet Dönemi'nde Sahhaflık, Sahhaflar ve Bugünkü Hâlimiz

Bayezid Meydanı ve Kapalıçarşı civarında mukim kitapçı ve sahhaflar 1894’deki İstanbul Depremi’nden sonra Hakkâklar Çarşısı’na yerleştirilmişlerdi. Farklı meslek kollarından esnafla birlikte sahhaflar da çarşıyı mesken tutmuşlardı. Bugün artık Sahhaflar Çarşısı olarak anılan bu yer, 6 Ocak 1950 günü 4 numaralı saatçi dükkânındaki mangaldan sıçrayan bir kor tanesi sebebiyle başlayan yangınla neredeyse tamamen yanmış; yangınla beraber pek çok değerli eser de kül olmuştu. Harap olan bütün yapılar yıktırılıp, hızlı bir inşa faaliyetiyle beraber 3 Ekim 1952’de yenilenmiş çarşı açılmıştı.[i]

12 Eylül 1980 sonrası bir düzenleme daha geçirip, yeni dükkânlar ve tezgâhlar eklenen çarşı; çarşının ortasına, hatırasına hürmeten bir Müteferrika büstünün de dikilmesiyle şimdiki hâlini almıştı. Geçen zaman, değişen ülke ruhu çarşıyı da etkilemişti elbette. İlk olarak yetmiş sonlarında çarşıda ikametine izin verilen kimi seyyar tezgâhın işi kırtasiyeciliğe dökmesi ile başlayan süreç, çarşıyı, zamanla yeni ders kitapları, her yıl değişen sınav sistemlerinin her yıl değişen test kitaplarıyla dolup taşan bir yere dönüştürdü. Bunda düşük gelirli bir meslek olan sahhaflığın huzurunu paraya tahvil eden kimi zatın katkısı olduğu gibi eski başkanlardan Bedrettin Dalan’ın değiştirdiği kira rayiçlerinin de olumsuz etkisi vardır elbette. Zamanında Yurttaş Kitabevi’nin başlattığı[ii] ders kitabı satma hikâyesi, artık neredeyse tüm çarşıyı sarmış vaziyette.. Yine de günümüzde İbrahim Manav, Turan Türkmenoğlu, gibi ustalar hâlâ yerlerinde ve işlerindeler.

Cumhuriyet’in başından itibaren bu mesleği devam ettirerek bugün bu mesleğin ayakta ve hayatta olmasının en büyük sebebi olan hakiki sahhafları sayarak saygı duruşumu da yapmış olayım: Sedat Miras, İhsan Manavoğlu, Muzaffer Ozak (sahhafların son şeyhidir), Nizamettin Aktuç, Mahmut Cevatpur, Mustafa Türkmen, Necati Alpas, Rahmi Yağız, Cemil Zorlu, Mehmet Ertezcanlı, Hüseyin Çörüş, Mehmet Saruhan, Nurettin Eren, İsmail Dilmen, Selahattin Tahtakaya, Ali Üşük, Pertev Altınköprü, Adnan Türkmen, İsmail Hakkı Erte, Ekrem Karadeniz, Hilmi Mutlu, İsmail Akçay, İbrahim Manav, Turan Türkmenoğlu, Ali Ertem ve kendini daima “kitapçı” olarak tarifleyen ve asla “sahhaf” tabirini kullanmayan Raif Yelkenci…

Kâğıda mürekkeple kaydını düşüreli beş yüz yıla yaklaşan sahhaflık, güzelim çarşısına rağmen hem özelliğini nispeten yitirmesiyle hem de sahhaf/kitapçı sayısının artmasıyla İstanbul’da yeni merkezler oluşturup, ömrünü farklı mekanlarda sürdürmeye başladı. Tek tük dükkânların olduğu Samatya, Bakırköy, Üsküdar gibi semtleri saymazsak, sahhafların nâmıyla toplaştıkları yerler şöyle:








ASLIHAN PASAJI
Yeşilköylü Levanten aile Crespinler tarafından 19. Yüzyılın ikinci yarısında yaptırılan; önce kunduracıların, iplikçilerin kırklı yıllardan itibaren meyhanelerin hüküm sürdüğü tarihi Krepen Pasajı  1982’de yıkılmıştı. Yerine yaptırılan ve hem mimari hem de estetik olarak selefinden fersah fersah geride olan Aslıhan Pasajı  ilk zamanlar boş kalmıştı. Sonradan, Beyazıt Meydanı’nda iş yapmalarına izin verilmeyen esnafın ve Sahhaflar Çarşısı’nın nitelik değiştirmesinden muzdarip sahhafların (başta Halil Bingöl ustamız) birer ikişer toplaşmasıyla bugünkü hâline ulaştı. Bir iki istisnayı saymazsak, diğer pasajlardan (Akmar, Özdemir Marmara) farklı olarak test ve ders kitaplarının girmediği, otuza yakın dükkânın hizmet verdiği bir yer. Pasaja gelip, dükkân açan ilk kitapçı  2009’da yitirdiğimiz şair Süha Tuğtepe idi. Onun ardından hâlâ pasajda işinde gücünde olan Özay Yıldız, Ada Kitabevi’ni açmıştı, sonrası Simurg, Halil Bingöl abimiz…

AKMAR PASAJI
“Marmara Eğitim Kurumu’nun basketbol sahasıydı Akmar. Gidip oranın müdürüyle konuştum ve salon ikiye bölündü. Bir kısmı konfeksiyonculara, bir kısmı sahhaflara kaldı. Daha sonra diğer sahhaf arkadaşları da çağırdık ve Akmar’ı ortaya çıkardık” diye kısaca özetlenen bir tarihi var Akmar’ın. [iii]  Israrla ikinci el alım satımı yapan birkaç kişiyi saymazsak, sınav-ders-test kitaplarının esir aldığı bir yerdir artık. Eskiden burada dükkânı olan kimi esnafı Moda ve Bahariye’nin ara sokaklarında aramak gerektir.
Yakınlarında İmge Sahhaf ismiyle maruf Haluk Ceylandağ’ın ve yaşayan büyük ustalardan Müteferrika nâm Lütfü Seymen (Sakallı/Papaz Lütfü)’in dükkânları bulunur.

KAFKAS PASAJI
Bahariye Caddesi üzerinde, içinde Moda Sineması’nı da barındıran pasajdır. İçindeki her iki katta on civarı kitapçı/sahhaf olup, Kadıköy’ün hengamesinde bir sessizlik avlusu gibidir. Babil Sahhaf Lütfi Bayer (Küçük Lütfü) ağabeyimiz de, Nigâr Sahhaf Asuman Ablamız da buradan iki adım uzaktadır.
Kadıköy’ün kıymetli ustalarından Sami Önal ve Tayfun Kurt’u  2008’de,  Ferda Anaoğul (Ferda Albay)’u ise  2010’da yitirdiğimizi de hatırlatayım.






[i] Sahhaflığın Dünü Bugünü, Emin Nedret İşli, Tarih Dergisi Eki
[ii] Erol Şadi Erdinç ile Geçmiş Zaman Sahhafları ve Sahhaflık, Emin Nedret İşli, Kitap-lık Dergisi Sayı:45
[iii] “Ayaklı Ansiklopediler: Sahhaflar” söyleşisi, Kadıköy Belediyesi, Aktaran Lütfü Seymen

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder